2. Sivil Havacılık Genel Müdürü Sn. Bilal EKŞİ, yaptığı konuşmada; Türk Sivil Havacılığının genel değerlendirmesini yapmış, özellikle pilotları ilgilendiren konularda açıklamalarda bulunmuştur. SAFA / SANA denetlemelerinde pilotlardan olan beklentilerinin uçakların kaptanlar tarafından uçuşa eksiksiz kabul edilmesi, kaptan – ramp denetçisi ilişkilerinde kaptanın her konuda bilgi ve konuya hakimiyetinin tam olması, kaptanların ground check ve security check'lerin tam yapıldığına ve SAFA Checklist'ine hakim olmalarını vurgulamış olup, Kategori – 3 bulguların pilot hatasından kaynaklanması durumunda sorunlu personelin cezai yaptırımlara maruz kalacağını, ICAO Level – 4 İngilizce seviye sınavlarının Eylül 2011 tarihi itibariyle başladığını, beklenen genel başarı oranının yaklaşık % 75 olarak gerçekleştiğini ve pilotların mağdur olmamaları için sınava hazır olmaları gerektiğini belirtmiştir.
Türk Sivil Havacılığının geçen kısa sürede çok büyüyüp geliştiğini ve bu büyümenin önümüzdeki yıllarda da devam edeceği ifade edilmiştir. SHGM'den yılda yaklaşık 500 pilota lisans verildiği bildirilmiştir. Bu artan pilot sayısına paralel olarak, ihtiyaç gereği sektörde istihdam edilen yabancı pilotların yerine, gelişen Türk Sivil Havacılığının geleceği için yerli pilotlara öncelik verilmesi hususunun tüm şirketlerin uçuş işletme müdürlüklerinin sorumluluğu olduğu Sayın Sivil Havacılık Genel Müdürü Sn. Bilal EKŞİ tarafından ifade edilmiştir.
3. Yrd. Doç. Dr. Mehmet KABASAKAL sivil toplum kuruluşları konusunda genel bilgi vermiş ve mesleki dayanışmanın önemini vurgulamış, dernek, vakıf ve sendika arasındaki farklar ve bu kuruluşlardan beklentiler izah edilmiştir.
4. Kpt.Plt.Cengiz ERGİN Türkiye Havayolu Pilotları Derneği'ni tanıtıcı bir takdim vermiş ve TALPA'nın bir baskı grubu olarak çalışabilmesi için üye sayısının artmasına olan ihtiyaç belirtilmiştir.
5. Türkiye Havayolu Pilotları Vakfı (PİLVAK) Yönetim Kurulu Üyesi Kpt .Plt Mert ORHUN tarafından tanıtılmış, vakfın üyelerine sağladığı hizmetler takdim edilmiştir.
6. HAVA-İŞ Genl Sekreteri Mustafa YAĞCI, sendikal örgütlenmenin pilotlar açısından önemini takdim etmiştir. Sendikal haklara sahip pilotlarla, bu haklara sahip olamayan pilotların aralarındaki farklar vurgulanmış ve yeni çıkacak olan Sendikalar Kanunu ile sendikal haklara sahip olamayan pilotların sendikal haklar kazanmasına imkan sağlanıp sağlanamayacağının belli olacağı, ancak mevcut kanun ile bu hakkın kazanılmasının güçlükleri izah edilmiştir.
7. TALPA Hukuk Danışmanı Av. Nazlı CAN Hava-İş yasa tasarısı hakkında genel bilgi vermiş ve yasanın çıkmaması nedeniyle Pilotların Borçlar Kanunu hükümlerine göre sözleşme yapmak zorunda kaldıkları ve iş güvencelerinin olmadıkları vurgulanmıştır.
8. Kpt Plt. Bahadır ALTAN Meslek Etiği ve Meslek Grubu Dayanışması, Sorumlu Kaptan Pilot Kararının Türkiye'deki Uygulaması konusunda bir takdim vermiştir. Sorunların çözümünde pilotların cezalandırılması yolunun seçilmesinden çok, şirket yöneticilerinin personelin aidiyet duygusunu arttırıcı tedbirler alması gerektiğini vurgulamıştır. Sorumlu Kaptan Pilot Kararı Uygulaması'nın bir planlama faktörü olarak kullanılmaması ancak zorunlu hallerde kullanılması gereken bir uygulama olması gerektiği, operatörlerin bu uzatmayı yapmayan kaptanlara baskı yapmaması gerektiği vurgulanmıştır.
9. Kpt.Plt. İsmail BİNGÖL pilotların hizmet sözleşmelerinde karşılaşılan sorunları aktarmış ve genellikle hizmet sözleşmelerinde işe kabul edilmeme riski yüzünden, pek çok pilotun sözleşmeyi yeterince irdelemeden imzalamak zorunda kaldıkları vurgulanmıştır.
10. Kpt. Plt. Sinan IŞILDAR Uçuş Görev Süreleri ile ilgili Dünya'da ve Türkiye'deki son gelişmeler takdim edilmiştir. Yorgunluğun uçuş emniyetindeki yeri örneklerle ve kara araçlarının kullanılmasındaki kısıtlamalarla mukayese edilerek takdim edilmiştir.
11. Pamukkale Üniversitesinden Dilek ALTINDAĞ Yüksek Lisans Tezi olan; Pilotların Çalışma Ekonomilerine yönelik problem sahalarını dile getirilmiştir.
12. TALPA Hukuk Danışmanı Av. Nazlı CAN ikinci günün ilk oturumunda sözleşme çeşitleri ve sözleşmelerin fesih usulleri hakkında katılımcıları bilgilendirmiştir.
13. Doç. Dr. Muzaffer ÇETİNGÜÇ, pilotların karşılaştıkları mesleki hastalıklar ve insan faktörünün önemini vurgulayan bir takdim vermiş, soru cevap periyodu sonunda katılımcıların çeşitli konularda fikirlerini beyan etmeleriyle çalıştay sona ermiştir.
ÇALIŞTAYDAN ÇUKARILAN SONUÇLAR VE TEKLİFLER
1. Eylül 2011 tarihinde başlayan ICAO Level – 4 İngilizce sınavı başarı oranının sınava katılan grubun genç pilotlardan oluşmasına rağmen % 75 seviyelerinde olması, lisanslarını 2008 yılından sonra alan ve Level – 4 İngilizce seviyeleri, 2013 yılına kadar onaylanmış olan ve ilk sınava giren gruba göre yaşça büyük olan genel grup içinde, başarı oranının daha düşük gerçekleşebileceği endişesini yaratmıştır. Özellikle 60 yaş civarı ve üstü yaş grubunda endişe yüksek seviyededir. Başarı oranının arttırılması için soru bankasının yayımlanmasının ve yüksek başarısızlık oranında birinci derecede etkilenecek olan Havayolu Şirketlerinin, uçuş programlarının nispeten daha az yoğun olduğu kış aylarında personele eğitim planlamasının uygun olduğu değerlendirilmiştir.
2. Yerli kaynakların yeterli olduğu durumda ihtiyacın üzerinde yabancı pilot istihdam edilmesi durumunda kaynak israfı olacağı, yerli kaynakların öncelik alması gerekliliği konusunda genel fikir anlayışı mevcuttur. Ülkemizde önümüzdeki döneme yönelik pilot ihtiyacını karşılayabilecek kaynaklar yaratılmıştır. Sektör her halikar da önceliği T.C vatandaşlarına vermeli istihdam öncelikle milli unsurlara yönlendirilmeli ve sektördeki yabancı pilotlar belli bir süre içinde sistem dışında tutulmalıdır.
3. TALPA, PİLVAK gibi kuruluşların pilotların dayanışmasını artırdığı ve bir baskı grubu olarak görev yapabilmeleri için özellikle TALPA'nın üye sayısını artırması gerektiği, TALPA'nın üyelerinin çoğunun Türk Hava Yolları pilotlarından oluştuğu, bu grubun sendikal hakları nedeniyle nispeten koruma altında olduğu ve bu grubun dışında kalan pilotların TALPA gibi kuruluşlara daha çok ihtiyacı olduğu belirtilmiştir.
4. Pilotlara yönelik kapsamlı bir sağlık araştırmasının akademik olarak yapılmamasının eksikliği vurgulanmıştır. Bu konuda üniversitelerle yazışarak araştırma konusu yapılması için talepte bulunma kararı alınmıştır. Ayrıca son derece dikkat gerektiren bir iş yapan pilotların Uçuş Hekimliği hizmetinden faydalanamadığı, kontrolsüz ilaç alımının bir risk oluşturduğu belirtilmiştir. Pilotlara 24 saat danışmanlık hizmeti verecek bir merkeze olan ihtiyaç ortaya konulmuştur. Pilot, uçuş hekimi olmayan bir hekimin verdiği ilacın uçuş açısından riskini belirleme imkânından mahrum durumdadır.
5. Çalıştayda en çok tartışılan konu pilot yorgunluğu olmuştur. Son yıllarda pilot yorgunluğu tarafından meydana geldiği belirlenmiş ölümcül kazaların çokluğu dikkat çekicidir. Kümülâtif yorgunluğun tehlikesi üzerine dikkatler çekilmiştir. Operatörlerin birbirini takip eden gecelerde pilotlara uçuş planlamaması, sabaha kadar yapılan gece uçuşlarında, uçuştan gelen personele iki yerel geceyi kapsayan dinlenme imkânı verilmesinin dinleme üzerinde olumlu etki yaratacağı belirtilmiştir. SHT – 6A-50 Talimatı üzerinde görüşler belirtilmiştir. Özellikle Yerel Gece tanımının UTC değil mahalli saat olarak tanımlanmasının gerekliliği ortaya konulmuştur. Uçuş emniyetini en çok etkileyen faktörlerin başında yorgunluğun geldiği konusunda katılımcılar fikir birliği içinde olmuştur. Operatörler sadece talimatı planlama faktörü olarak almamalı, uçuş planlaması yaparken aynı zamanda insanın biyolojik ve psikolojik yapısını da dikkate almalıdır.
Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamında da ülkemiz için yeni çalışmaların ivedilikle sonuçlanması gerekliliği vurgulanmış. Bu bağlamda yeni EASA NPA-14 de karşı çıkılan konuların içerikte olmadığı yeni bir SHT talimatının ivedilikle yapılması istenmiştir.
Adil kültür anlayışının ülkemizde yerleşmesinin önemi büyüktür. Bu anlayışın yerleşmesi ile suç ve hatayı ayırt edecek bir yönetim anlayışının oluşması uçuş emniyetine olumlu katkı yapacaktır.
6. Farklı havayolu şirketlerinde çalışan pilotların ortak kanısı olarak; sorunların çözümünde (SAFA-SANA denetlemeleri, SKPK kararlarının uygulanması, yakıt tasarruf tedbirleri, izin, tarifede etkinlik, SHGM tarafından verilecek idari para cezaları, CRM vb. ) cezai yaptırımlardan çok aidiyet duygusunun geliştirecek tedbirlerin alınması gerektiği ortaya çıkmıştır. Aidiyet duygusunun sağlanmasında yöneticilerin son derece etkili olduğu, personele adil ve eşit davranmanın, küçük sorunlar karşısında problemleri çözecek makamlarla iletişim kurabilme imkânının sağlanmasının ( Zorunlu hallerde uçuş programında değişiklik yapma yetkisi olan makamlara ulaşabilme vb. ), yıllık izinleri uygun zamanlarda kullanma imkânının sağlanması gibi küçük tedbirlerle, çalışanların aidiyet duygusunun kolayca yükseltilebileceği ve bu durumdan kişinin kendisinden çok uzun vadede hizmet ettiği şirketin fayda sağlayacağı inancı ortaya konmuştur.
Ayrıca Dernek, Vakıf, Sendika gibi demokratik kitle örgütlerinin işleyişlerinde demokratik yapının korunması ve tüm üyelerle kucaklaşması esastır.
7. Sendikal haklar, bu haklara sahip olan pilotlarla olmayan pilotlar arasında ciddi farklar yaratmaktadır. Mevcut kanunlar tüm pilotların sendikalı olabilmesi konusunda pek çok zorluk yaratmaktadır. Yapılan anketlerde sendikasız pilotların işten çıkarılma korkusuyla sendikaya katılımda isteksiz davrandıkları, mevzuat gereği bir işletmede tüm pilotların sendikaya üye olması halinde bile sendikal temsilin gerçekleşme imkânının olmama olasılığı sendikaya katılımı etkilemektedir. Sendikal hakkın tüm pilotlar tarafından kullanılabilme imkânı sağlayacak yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.
8. Hava İş Yasa Tasarısı ;
Ülkemizde hızla gelişen havacılık sektörünün kanayan yaralarından biride sektörün hali hazırda mevcut bir yasasının olmayışıdır. TALPA-TASSA ve Hava İş Sendikasının ortak hazırladıkları bir teklif mevcuttur. Genel Müdürlüğünüzün girişimleri ile oluşturulacak bir komisyonun ihtiyaçları belirleyerek yasa teklifini yeniden değerlendirmeye alması Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Koordinesi ile teklifin yasalaşma çalışmalarına hız verilmesi teklif ve temenni edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca 1475 sayılı eski iş kanunu ile paralel olarak havacılık sektörü çalışanları hava taşıma işlerinde yer tesislerinde yürütülen işlerde çalışan kişiler müstesna olmak üzere İş Kanunu'nun uygulama alanının dışında bırakılmıştır. Bu itibarla havacılık sektörü çalışanlarına Borçlar Kanunu hükümleri tatbik edilmektedir. İş Kanunu çerçevesindeki düzenlemelerin sosyal açıdan daha koruyucu olmasına ve Borçlar Kanunu'nda yer almayan kıdem tazminatı başta olmak üzere bazı ek düzenlemelerle çalışan lehine imkanlar sağlamasına binaen uçucu personelin de hakların ve yükümlülüklerinin ayrıca bir kanunda düzenlenmesinin gerekli olduğu mülahaza edilmiştir. Uzunca bir süre söz konusu tasarının yasalaşamamış olması dolayısıyla müteaddit kereler söz konusu tasarının akıbeti hakkında soru önergeleri verilmiştir. 09.11.2009 tarihli bir soru önergesinde özellike uçucu personelin kıdem tazminatı hakkının olmamasının, 4857 sayılı iş yasasının tanıdığı haklardan istifade edememesinin ve farklı sözleşme uygulamalarının yaratmış olduğu sıkıntının üzerine vurgu yapılmıştır. Soru önergesine verilen cevapta ise söz konusu muafiyetin gerekçesinin AB normlarına uyum sağlanmasının amaçlanmasından kaynaklandığı ve bu nedenle hava taşıma işlerinde özel bir yasa gerektiği ifade edilmiş ve Hava İş Kanunu Tasarısı ve gerekçesinin Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünce 27.04.2005 tarihinde T.B.M.M. Başkanlığı'na gönderildiği ve tasarının T.B.M.M. Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Alt Komisyonu gündeminde olduğu ifade edilmiştir. 19.01.2010 tarihinli oturumda da yine bir başka soru üzerine hava iş kanunuyla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan hava iş kanunu taslağının, Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünce 17/4/2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına gönderildiği ve söz konusu tasarının hâlen Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu gündeminde olduğu ifade edilmiştir. En son 16 Şubat 2011 tarihinde yine söz konusu tasarı meclise sunulmuştur. Teklif 03.03.2011 tarihinde komisyonlara sevk edilmiştir. Esas komisyonun Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu olduğu işbu tasarıdaki tali komisyonlar ise Adalet Komisyonu, Bayındırlık İmar Ulaştırma ve Turizm Komisyonu, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu şeklindedir. Söz konusu tasarı metni ile ilgili olarak işveren ve çalışan taraflarında tam bir mutabakat sağlanamamıştır ancak her iki tarafın da üzerinde uzlaşabileceği sektörün ihtiyaçlarına cevap veren bir iş yasasının olmasında fayda olacaktır.
Burada Önemli ve uzun süre sitede olması istenen bir açıklama yada duyuru olabilir. Burada Önemli ve uzun süre sitede olması istenen bir açıklama yada duyuru olabilir. Burada Önemli ve uzun süre sitede olması istenen bir açıklama yada duyuru olabilir.